Olası Felaket için Endişe Ediyorum…

Olası Felaket için Endişe Ediyorum…

Özet

Herkes coronavirus modunda iken, hayatımızda o kadar çok şey değişti ki, insanlar daha önce yapmadığı şeyleri yapar, yaptığı şeyleri ise yapmaz oldular. Birçok yeni şey hayatımıza girerken, birçok şeyde hayatımızdan çıkmış oldu.

Herkes coronavirus modunda iken, hayatımızda o kadar çok şey değişti ki, insanlar daha önce yapmadığı şeyleri yapar, yaptığı şeyleri ise yapmaz oldular. Birçok yeni şey hayatımıza girerken, birçok şeyde hayatımızdan çıkmış oldu.

Maalesef ülkemizden; sit alanlarından, doğal koruma bölgelerinden hatta “çivi çakmanın yasak olduğu” yerlerden betonlaşma haberleri geliyor. Yine baca filtrelerini kapatan fabrikalar, atıklarını kontrolsüzce doğaya bırakan tesisler, kaçak moloz dökümleri. Yani kısaca “para için” yaşamı yok eden insanlar yine işbaşında demek istediğim…

Ancak bunların hiç birisi bugünkü yazımızın konusu değil. Bugün sizlere en sıcak ve sadık dostlarımız hayvanlardan bahsedeceğim. BBC’nin haberine göre korona virüsten sonra dünya genelinde hayvan sahiplenme oranı aşırı derece artmış. Bu durumu psikologlar “yalnızlık psikolojisi ve evde yaşanan rutinin yarattığı sıkıntı” ile açıklıyorlar. Yani ortada bir hayvan sevgisi veya sahiplenme güdüsü yok. Sadece geçici bir psikolojik durumun tezahürü bir olay.

Peki bu geçici durum bitince, ruha halleri eskiye dönünce ne olacak?  İşte temel mesele burada başlıyor.

İngiltere’de bir hayvan sahiplenirseniz, hayvana çip takılıyor ve sizin üzerinize işleniyor. Eğer hayvanınız sokakta veya parkta sahipsiz bulunursa, aşıları geçirilirse, ciddi şekilde cezalandırılırsınız. Eğer hayvanınıza el konulursa, yine çok ciddi şekilde cezalandırılır ve uzun süre hayvan sahiplenmenize izin verilmez. Herhangi geçerli bir sebeple hayvanınıza bakamaz hale gelirseniz, charity teslim ediyorsunuz. Ancak yine cezai şartlar geçerli ve yeniden başka bir hayvan sahiplenmenize izin verilmiyor. Dolayısıyla burada sokaklarda başı boş hayvan görmek çok ama çok nadirdir. İnsanlar bu bilinçle ve ceza güdüsüyle eğitilir ve hayvan sahiplenirken çok ama çok tedbirli ve planlı olurlar. Bütün bu sisteme rağmen Cats Protection and Adoption Center yetkilileri “durumun oldukça kritik olduğunu, yeni barınaklar yapılması ve yeni sponsorlar bulunması gerekebileceğini” ifade ediyorlar.

Ülkemizde durum çok daha vahim. İnsanlar yazlığa giderken yavrular alıyor, yazlıktan dönerken ise orada bırakıyor. Kimisi ise alıyor ve sonra büyüyünce sokağa bırakıyor. Barınaklar yetersiz, sponsor yok, kimse başkasının hayvanını sahiplenmek istemiyor. İlle de yeni yavru olacak diye ısrar ediyor. Aslına bakılırsa, hayvan sevmiyoruz. Her canlının olduğu gibi kedi ve köpeklerin de yavruları oldukça sevimli ve eğlenceli. İşte biz, bu sevimli ve eğlenceli kısmını seviyoruz. En tehlikeli olanda bu.

Bu kadar sevgisiz ve sadakatsiz bir ortamda, devletin olaya bakışı da çok kayıtsız. Hayvanlardan dolayı kişilere caydırıcı düzeyde cezai yaptırım uygulanmıyor. Hayvana şiddet uygulamak birçok nadiren (sosyal medyaya filan düşerse) cezalandırılıyor. Dünyanın hiçbir yerinde 8 haftadan önce yavru kedi annesinden ayrılmaz ama ülkemizde internet 4-5 haftalık kedi yavrusu ilanı ile dolu. Belediyenin barınakları ise, genelde canlı mezarlık diyebilirim.

Onların da bizler gibi duyguları var. Bizler kadar anlıyor hatta bizden daha fazla hissedebiliyorlar. Evini sahiplenen bir kedi, bir koltuğun bile yerinin değişmesine iyi gözle bakmazken, hayatı boyunca hiç sokak görmemişken, başka canlılarla temas dahi etmemişken sokağa bırakılırsa, ne hisseder? Veya her gün gezmek için parka bile klimalı arabayla giden, yıkanıp en kaliteli mamaları yiyen, aile içinde sımsıcak sevgi ortamında büyüyen bir Golden retriever, bir günde barınağa düşerse ne yapar?

Lütfen hayvan sahiplenmeden önce iyi düşünün. Çocuklarınız geçici hevesleri ile değil, aklınız ve vicdanınız ile karar verin. Yavrular daima yavru olarak kalmayacak. En az 12 – 13 sene sizlere hayat arkadaşlığı edecek. Bizler gibi gençliği ve yaşlılığı olacak. Hastalığı, aşıları, kontrolleri olacak. Sizden daima sevginizi ve ilginizi isteyecek. Eviniz, hayat tarzınız, aileniz, bütçeniz hayvan sahiplenmeye uygun mu? Hayvanlar bizlerin en iyi ve sadık dostlarıdır. Bağışıklık sisteminden, psikolojiye kadar bir çok yararları bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Ancak bisiklet, tablet veya peluş ayı hediye edilemezler.

Umarım coronavirus döneminde astronomik düzeyde artan hayvan sahiplenme olayı, hayat normal akışına döndüğünde sevimli dostlarımız için büyük felaketlere sebep olmaz.

“Merhametli kimselere (merhameti sınırsız) Rahman da merhamet eder. Siz yeryüzündekilere merhametle davranın ki Gökte olan da (Allah) size merhamet etsin.

Hadisi Şerif

Join the discussion

Please note

This is a widgetized sidebar area and you can place any widget here, as you would with the classic WordPress sidebar.